İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

PAKETLİ GIDADA KORONAVİRÜS OLUR MU?

Koronavirüse karşı birçok çevre, ambalajlı gıdayı öneriyor ancak Gıda-İş Sendikası’nın raporuna göre son 20 günde gıda endüstrisinde çalışan yaklaşık 400 işçide, koronavirüs tespit edildi. O işçilerin elinin değdiği ürünlerde virüsün olup olmadığı ise büyük soru işareti.

Koronavirüs gıdadan bulaşır mı? Covid-19 salgınıyla birlikte en sık dile getirilen sorulardan biri buydu. Özellikle endüstriyel gıda üreticileri ve o üreticilerin desteklediği kurumlar, arka arkaya gıda güvenliği için, paketli ambalajlı ürünlerin tüketilmesini salık verdi. Bazı ‘uzmanlar’ da bu doğrultuda açıkta satılan gıdalardan uzak durulması önerisini dile getirdi.

Ambalaj koruyor

Mesela Gıda Mühendisi Prof. Dr. Aziz Ekşi de geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, açıkta satılan gıdaların oldukça riskli olduğunu savunarak, “Virüs gıdada oluşmuyor ve gıdada çoğalmıyor. Başka bir kaynaktan bulaşmışsa belirli süre canlı kalabiliyor. Açıkta satılan, ambalajsız gıdalar; hazırlama, taşıma ve pazarlama aşamasında dış etkilere açık. Dolayısıyla gerek öksürme ve hapşırma gerekse dokunma nedeni ile enfekte insanlardan bu gıdalara virüs bulaşma olasılığı fazladır. Özellikle böylesi salgın dönemlerinde ambalajlı gıdalar tercih edilmelidir. Ambalajın birincil işlevi içindeki gıdayı korumaktır. Hem toz-topraktan hem başka insanların dokunmasından ve bakteri ve virüs gibi zararlı etkenlerin bulaşmasından. Oysa açıkta satılan gıdaların böyle bir koruyucu kalkanı yoktur ” değerlendirmesini yapmıştı.

Ambalajlarda mikroplastik var

Ancak ambalajın riski ortadan kaldırmaktan çok arttırdığına yönelik değerlendirme yapan uzmanlar da var. Mikroplastiklerle ilgili çalışmalar yapan Doç. Dr. Sedat Gündoğdu, plastik yüzeylerde virüsün 5 günden fazla canlı kalabilmesine vurgu yaparak, ambalajlı gıdalardan da yayılımın mümkün olduğunu savunuyor; “Ayrıca ambalajdaki zararlı kimyasallar da cabası. Onu da gıdaya yoluyla almış olacağız. Yapılan yeni bir çalışma; 250 adede kadar mikroplastiğin ambalajdan gıdaya bulaşabildiğini söylüyor. Bu süreçte en doğrusu; mümkün olduğunca yemeklerimizi evde yapmak ve plastikle temasımızı en aza indirmek.”

Ne yapmalıyız

Sabri Ülker Vakfı ise ambalajlı ürün alındığında bile ambalaj açıldıktan sonra bir süre gıdayla temas edilmemesini öneriyor; ” Virüs, karton veya mukavva ambalajlarda bir gün, plastik ambalajlarda ise birkaç gün canlı kalabildiği için, bu yüzey veya paketlere dokunduktan sonra ağız, burun ya da gözlere dokunarak enfekte olma riski vardır. Bununla birlikte, ambalajlardan COVID-19 bulaşına yönelik bugüne kadar bir bilgi bulunmamakla beraber, bu riskin teorik olarak olabileceği düşünülmeli ve buna yönelik tedbirler alınmalıdır. Market alışverişi sonrası, aldığınız ürünlerin paketlerini açtıktan sonra hemen besinle temas etmeyin. Önce ellerinizi su ve sabunla en az 20 saniye yıkayın. Yemeden önce meyve ve sebzeleri iyice yıkayın. Yemek hazırlamada kullanacağınız tüm yüzeylerin kullanım öncesi ve sonrası temizleyin, dezenfekte edin. Bulunabilecek zararlı mikropların çiğ gıdalardan yemeye veya hazır gıdalara geçmesini engellemek için çiğ ve pişmiş gıdaları birbirinden ayrı yerlerde tutun.”

Gıda fabrikalarında virüs

Öte yandan her ne kadar açık gıda ürünlerine yönelik endişeler dile getirilse de salgının gıda fabrikalarında da etkin olduğu Gıda-İş Sendikası’nın son raporuna yansımış durumda. Sendika, gıda fabrikalarındaki duruma yönelik hazırladığı raporda, son 20 günde virüse yakalanan işçi sayısının hızlı bir artış gösterdiğini açıkladı. Rapora göre, 50 – 4000 arasında işçinin çalıştığı 58 gıda fabrikasının 17’sinde çalışan 367 işçinin koronavirüs testi pozitif çıktı.

Tavuk, süt, çikolata, şekerleme

Rapora göre, korona testinin pozitif çıktığı işletmeler şöyle:

Beyaz et ve kırmızı et üretimi ve ileri et işlemesi yapan bir işletmede 7 işçinin testinin pozitif çıkması üzerine hindi işleme bölümü geçici kapatıldı.

Çikolata üretimi yapan bir işletmenin İstanbul fabrikasında 100, Gebze fabrikasında 60’a yakın işçinin testi pozitif çıktı, eskiden işten atılan veya bir biçimde işten çıkmış işçiler aranarak işe çağrılıyor. İşletmede üretim devam ediyor.

Şekerleme üretimi yapan bir işletmede 20 işçinin testi pozitif çıktı, evde karantinaya alındı, üretim sürüyor.

Kırmızı et işlemesi yapan bir işletmede 1 işçinin testi pozitif çıktı, aynı işletmede 2 işçinin ailesinde rastlanan pozitif vaka sonucunda işçiler evde karantinaya alındı.

Beyaz et üretimi yapan işletmede 2 işçinin testi pozitif çıktı, evde karantina sürüyor.

Meyve suyu imalatı yapan işletmede 3 işçinin testi pozitif çıktı, evde karantina altında.

Sakız üretimi yapan fabrikada 2 işçinin testi pozitif çıktı evde karantina sürüyor.

Kahve üretimi yapan işletmede en az 12 işçinin testi pozitif çıktı, üretim sürüyor.

Bakliyat paketleme, şeker ve çikolata üretimi yapan bir fabrikada 7 işçinin testi pozitif çıktı, işletme çalışmaya devam ediyor.

Damacanalar riskli

Bisküvi, çikolata ve şekerleme imalatı yapan bir işletmede 13 işçinin testi pozitif çıktı, üretime 15 gün ara verildi.

Süt ve süt ürünleri, yoğurt ve peynir imalatı yapan bir işletmede 1 işçinin testi pozitif çıktı, işçi evde karantinada. Fabrika işçinin çalıştığı bölümü izne gönderdi.

Su fabrikalarında geri dönüşüm damacanaları risk taşıyor, yeterli hijyen yok.

Şekerleme ve çikolata üretimi yapan dört işletme üretimi 14 gün süreyle durdurdu, bir işletmede 21 gün izin yapılacağı duyuruldu. 1 işletmede bazı bölümler 20 gün izne çıkarıldı. İzinlerin ücretli veya ücretsiz olduğu konusunda açıklama yok.

Fabrikalarda özel istihdam bürolarında getirilen günlük işçi çalıştırma yaygınlaşıyor. Gelen işçilerde sağlık raporları gibi belgeler istenmiyor.

İş yükü artıyor, işçiler birden fazla iş yapmak zorunda kalıyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir