İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ATA TOHUMU DİYENLER TARIM CAHİLİ

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkan Yardımcısı Savaş Akcan, ata tohumu övgüsü yapanların tarım cahili olduğunu belirterek, “Domatesi koklayıp ‘Ohh mis gibi ata tohumu’ diyorlar. Aztekler mi sizin atanız” eleştirisinde bulundu.

Antalya’daki Growtech Uluslararası Tarım Fuarı’nda bir grup gazeteciyle bir araya gelen TÜKTOB üyeleri, tarımdaki mevcut sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. TÜKTOB Yönetim Kurulu üyeleri Savaş Akcan, Dr. Ahmet Yılmaz ve Aykut Hacıoğlu’nun katıldığı toplantıda, buğday üretiminde önümüzdeki hasat sezonunda ciddi bir sıkıntı yaşanacağı vurgulandı.

Dolarda yaşanan astronomik artış sonrası, çiftçinin önünü göremez hale geldiğini ve tarlada büyük bir yangının alevlendiğini belirten tohum üreticileri, çiftçinin cirosunun yarısına borçlu ve batmak üzere olduğunu kaydetti. Bu yıl gübre alacak parası olmadığı için çiftçini daha az gübreye ihtiyaç duyan arpa üretimine yöneldiğini kaydeden TÜRKTOB Başkan Yardımcısı Savaş Akcan, “Çiftçi batık durumda ve patlamış durumdayız. Tarım ülkesi olduğumuzu iddi ediyoruz ama çiftçinin cirosunun yüzde 50’si borç yükü. Çiftçiyi üretimden topraktan kurtarmak için herşey yapılıyor bu ülkede. Böyle giderse ekilemeyen tarlalar başlayacak. Bir gün parayla dahi ürün bulamayacak hale geleceğimiz söylüyordum o hale geliyoruz.

Limon ağaçları sökülüyor

Buğdayın tonu 500 dolara dayandı. Bizim çiftçimiz ise fiyatı öngermediği için ekemiyor. Taban fiyat hasat sonrası açıklandığı için ektiğinde ne kazanacağını bilmiyor. Oysa ki bir planlama olmalı. Kimin ne üreteceği kaça satacağı daha tohum ekilmeden bilinmeli. Hep söylüyorum en gerçek kumarcı çiftçi bu ülkede. Tarımsal üretim planlamasını bakanlık nihai hale getirmeli. Temel sıkıntımız bu. Domatese ne kadar ihtiyaç varsa ona göre üretmeli. Şu an limon sökülüyor. Oysa ki geçen yıl limonda ihracat yasağı vardı. Muazzam bir planlama hatası var” ifadelerini kullandı.

4 üründe tohum açığı

Sebzede yerli sertifikalı tohumun yeterlilik oarnının yüzde 60 olduğunu aktaran ve şekerpancarı, ayçiçeği, mısır, patateste yerli verimli tohum çeşidimizin olmadığını söyleyen Akcan, atalık tohumları öne çıkaran kesimi ise ‘tarım cahili’ olarak nitelendirdi. Akcan, “Ata tohumu söylemi bu işin kara cahillerinin ortaya attığı ve iyi niyetli insanları sömürdüğü bir söylemdir. Bunu diyenler tarım cahilidir. Bugün bitki ıslahında zaten ata tohumu kullanıyor. Islahçılar onu verimli hale getirmek için çalışıyor. Ama dalındaki domatesi tutup koklayarak ‘ohh mis gibi ata tohumu kokuyor’ diyenlerin öne çıktığı bir ülkedeyiz. Ya bizim atamız Aztekler mi. Bizim ata tohumumuz 3-4 bin yıllık buğdaydır. Domates, brokoli benim ata tohumum olabilir mi? Biz zaten sertifikalı tohum üretirken bu ülkenin yerel çeşitlerini kullanıyoruz.

Neden Esperia?

Tohumun İzinde projemiz var. Anadolu’nun her bir yanından tohum topluyoruz. Şu anda 324 yerel tohumu Gen Bankası’na teslim ettik. O yerel çeşitleri ıslah etmesek bu ülkenin gıda güvenliği rise girer. Direk toprakla buluştursak domatesin kilosunu 100 liraya yersiniz. Çünkü biri dekarda biri 30 ton ürün verir, diğeri 3 ton. Kurum ve kuruluşlar yerel çeşitlere destek vermeli. Mesela Ankara Büyükşehir Belediyesi, destek için çiftçilere tohum dağıtıyor. Ama bakıyorsunuz yabancı menşeili Esperia dağıtmış. Yerli ve milli çeşitlerimiz varken neden Esperia?” ifadelerini kullandı.

‘Konya’da mısır olmamalı’

Dr. Ahmet Yılmaz da, iklim değişikliğine bağlı kuraklığa rağmen Orta Anadolu’da çiftçinin daha az suya ihtiyaç duyan buğdaydan uzaklaştığına değinerek, buğday tarlalarında sulamaya ihtiyaç duyan mısırın yetiştirilmesini eleştirdi. Havza bazlı tarımsal üretim planlamasında Konya ovası için mısırın bulunmadığını aktaran Yılmaz, siyasi müdahaleyle mısırın o bölgede yetitirilir hale gelmesinin gelecek açısından endişe verici olduğu tespitinde bulundu.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir