İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

HANGİ GIDALAR RİSKLİ?

 

Bebek mamaları, fastfood ürünleri, bisküviler ve süt ürünlerine kadar işlenmiş birçok gıdada “3-MCPD” ve “glisidil esteri”(GE) adlı kanserojen etki gösteren gıda bulaşanları bulunuyor.

Sindirim sisteminde, mide ve bağırsaklarda sindirilen bu bulaşanlar; genotoksik etkileri nedeniyle kanser oluşumlarından sorumlu tutuluyor.Hücreleri başkalaştırdıkları tespit edilen bu kimyasalların ne kadarının kana geçtiği henüz net değil.

Uzmanlar, “Sindirilmeden, değişikliğe uğramadan, metobolize olmadan kana karışıyorsa bomba. En azından bağırsak kanserine yol açar.” diyor.

Türkiye’de bu kimyasalların gıdadakı limitlerine yönelik yasal bir düzenleme yok. Hangi üründe ne oranda olduğunu bilen bir kurum da yok. Çünkü denetimler oldukça yetersiz. Bazı üniversitelerde yapılan araştırma sonuçları ise Türkiye’de palm yağı ile ısıl işlem gören gıdalarda GE oranın 5 ppm’e kadar çıkabildiğini gösteriyor.

5 ppm AB’nin yasal limit değeri; 1ppm’in 5 katı.

Mesela Riviera zeytinyağlarında bu oran 0.8 ppm ile 3 ppm arasında. Fındık yağı ile veri az ama 1 ppm’i aşan numuneler var. Rastgele üretim yapılan ürünlerde ise oranların çok yüksek olduğu biliniyor.

Mesela Türkiye’deki cipslerde oran 2 ile 6 ppm arasında. Bisküvi, kraker, çerez, hazır soslar, ekmek ve pastane ürünlerinde de yeterli veri olmasa da benzer oranlara rastlanması muhtemel.

3 MCPD’ye bakıldığında da palm yağı için 10-4 ppm, rafine zeytinyağı için 1 ppm’den başlıyor oranlar ve zeytinyağı salamura zeytinden elde edilirse mesela 7 ppm’e kadar çıkabiliyor.

Özetle yağla ısıl işlem gören her gıda bugün için ciddi bir kanserojen risk taşıyor. Yüzde 10 ve üzerinde yağ barındıran ve yüksek sıcaklıkla hazırlanan ürünler en riskli grup.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir