İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

‘KENDİ GIDASINI ÜRETMEYEN BAĞIMSIZ OLAMAZ’

Başlıktaki ifade; Duru Bulgur Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Duru’nun “10 Şubat Dünya Bakliyat Günü” açıklamasından… Gıdada dışa bağımlılığın tehlikesine dikkat çeken Duru, “Kendi gıdasını üretemeyen ülkeler tam bağımsız olamaz. Tarımda sürdürülebilir üretimi, yeterli ve güvenilir gıdayı sağlamalıyız” uyarısında bulunmuş.

Haksız değil. Sürdürülebilir üretim olmadığı için Türkiye’nin son günlerdeki en önemli gündem maddesi oldu gıda. Biz soğanı tartışırken, patlıcan-kabağın darbesi indi pazar tezgahlarına. Herkes gıda fiyatlarından şikayetçi. Halk da pahalılıktan yakınıyor, siyasetçi de.

Oysa ki, 50 yıl önce Henry Kissinger, “Petrolü kontrol ederseniz ülkeleri, gıdayı kontrol ederseniz insanlığı yönetirsiniz” diyerek bugünlerin haberini vermişti. Gıda savunma gibi dışa bağımlı olunamayacak kadar hayati bir sektör. Bir ülkenin mutlaka temel gıda maddeleri üretimi kendi nüfusunu doyurur oranda olmalı. Peki durum böyle mi?

5 MİLYON TON

En temel gıda hammaddemiz buğdaya bakalım. Anavatanı Anadolu ama yılda yaklaşık 6 milyon ton buğday ithal etmek zorunda kalıyoruz. Buğday ithalatına geçtiğimiz yıl (2018) 1,3 milyar dolar ödedik. Mısırda da durum aynı. Geçtiğimiz yıl(2018) 2,1 milyon ton mısır ithal ettik, karşılığında 421 milyon dolar ödedik. 2,7 milyon ton soya ithalatına 1,1 milyar dolar, 712 bin ton ayçiçeğine 361 milyon dolar verdik. Tabii bu paraları hep dolar bazında ödediğimiz için kur artışı bu hammaddelerle üretilen tüm gıdalarda büyük artışa neden oldu. Hatta soya ve mısır verilmediği için tavuk ve civcivlerin kitlesel ölümlerine bile tanık olduk.
Herhangi bir savaş durumu veya olağanüstü koşulun yaşanmadığı bir dönemde bile tablonun böyle olması, gıdanın ne denli stratejik olduğunu gözler önüne seriyor. Allah korusun olağandışı bir durum yaşandığında bazı gıda kalemlerinde büyük darboğaz yaşamamız muhtemel.

YEREL GIDAYI SEÇ

Bu durumu engellemek için sürdürülebilir bir gıda üretimine ihtiyacımız var. Politika yapanların, çiftçilerin ve tüketicilerin ortak paydada buluştuğu bir gıda üretim sürecini bugünden itibaren planlamalıyız. Tüketici de bu sürecin dışında değil zira, yerli ürün tercihi gıda üretimini sürekli kılan faktörlerden biri. Duru Bulgur Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Duru da bu duruma şu sözlerle dikkat çekmiş ; ”Bakliyat tüm dünyada geleceğin gıdası. Ama daha ucuza satılan ithal bakliyatlar tercih edildikçe, yerli üretim güç kaybedecek. Biz Duru Bulgur Bakliyat olarak, yerli ürünlerimizi kullanıyoruz. Hem daha lezzetli hem de besinsel açıdan daha üstünler. İhraç ettiğimiz bulgur, kırmızı mercimek, pirinç gibi bakliyat ürünlerimiz dünyanın dört bir yanından yoğun talep görüyor. Yerli bakliyat ürünlerimizden vazgeçmeyeceğiz.”

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir