İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

TARIMDA BİYOYAKIT TEHDİDİ YAKLAŞIYOR

Enerji kriziyle bağlantılı gıda krizi kapımızda. Çok değil bundan 15-20 yıl sonra ‘gıda mı öncelikli ihtiyaç, yakıt mı’ sorusuyla çalkalanacak dünya..

2050 yılında dünya nüfusunun 9 milyara ulaşması bekleniyor. Bugünkü gelir ve gıda dağılımı adaletsizliği bazı coğrafyalara açlık olarak yansıyor. Bu açlık artan nüfusla birlikte yayılacak mı? Dünyanın gündemindeki en önemli soru bu.

Global gıda üretimi kaynaklarının sürdürülebilirliğini etkileyecek en önemli faktör nüfus ve tarımsal alanların dağılımı olacak.

Diğer önemli kriter ise su. Temiz su insanlığın en kritik ihtiyacı. Mevcut tabloda temin edilebilir temiz su miktarı kişi başı yıllık 24,776 metreküp. Küresel ısınmanın tetiklediği kuraklık bu miktar üzerinde ciddi bir baskı yaratıyor.

Buna ek olarak yem, gıda, elyaf ve yakıt üretimine yönelik kaynaklar için rekabetin de artacağı tahmin ediliyor. Yem, elyaf ve yakıt ihtiyacını karşılayabilmek için büyük yüzölçüme sahip verimli topraklara ihtiyaç var. Özellikle yem fiyatlarındaki dalgalanmalar gıda güvenliğine yönelik ciddi sorunlar yaratabilir. Bu olasılık daha az zengin bölgeler ve bu bölgelerde yaşayan insanlar için daha da zor günler anlamına geliyor. Ayrıca bir de kişi başına düşen tarım alanlarının artan şehirleşme ve sanayileşmeyle birlikte azalması sorunu var.

Tarlalar biyoyakıta çalışacak

Yakıt ihtiyacı şimdiden birçok ülkeyi tarım alanlarını biyoyakıt için kullanmaya sevk etti. Bugün bakıldığında ABD ve Latin Amerika’ya oranla 2 hatta 3 kat daha az tarım alanına sahip Avrupa, tarım sektöründe yakıt ihtiyacının etkisini fazlasıyla hissetmeye başladı. Avrupa Birliği ihtiyaç duyduğu biyoyakıtın yüzde 5.75’ini üretmek için mevcut tarımsal alanlarının yüzde 13-15’ini kullanmak zorunda. Birliğin bunun için 2030 yılı hedefi ise yüzde 25. Yani Avrupa’da tarım topraklarının dörtte biri biyoyakıt için ekilip biçilecek. Mevcut tablo kişi başına tarım toprağı oranında Avrupa’nın da gerisinde olan Asya için de geçerli.

Buna ek olarak hızla yok olan tarım alanlarını da eklediğinizde durum tam bir distopyaya dönüşüyor. Zira artan nüfus oranı çerçevesinde, Afrika’da 2011 yılında 1.1 hektar olan kişi başına düşen tarımsal alan 2050 yılında 0.5 hektara düşecek. Dünya çapında ise 2050 yılına gelindiğinde kişi başına düşen tarımsal alan 0.7 hektardan 0.5 hektara gerileyecek.

Yemedenonce.com ekibi..

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir