İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ASIL TEHLİKE TUZLUK DEĞİLMİŞ

İşlenmiş gıdalar,  ölümcül oranda tuz barındırıyor. Buğday kepeğinde yok denecek kadar az olan tuz, ekmekte 40 kat artıyor. Diğer paketli gıdalarda da durum aynı.

Tuz zararlı mı? Evet, tuzun azı fayda çoğu zarar. Günde en fazla 5 gram tuz tüketmemiz gerekiyor ama yediklerimizin içindeki gizli tuz nedeniyle bu oranı kat be kat aşıyoruz. Bu nedenle Türkiye için tuz gerçekten de tuzağa dönüşmüş durumda. Çünkü tuz tüketimimiz  dünya ortlamasının 2 katı. Dünya Sağlık Örgütü, yetişkin bir bireyin günlük en fazla 5 gram tuz tüketmesi gerektiğini belirtirken Türkiye’de bu oran 10 gramı aşıyor.

Peki aşırı tuz tüketimi ne yapıyor? Cevabı basit; hipertansiyon ve beraberinde ölüm. Ya kalp damar hastalıklarından ya da böbrek yetmezliğinden gerçekleşiyor ölümler. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre her 3 ölümden 1’inin nedeni (%31.7) hipertansiyon. Türk Hipertansiyon Prevalans Çalışması (PatenT2) 2012 verilerine göre de Türkiye’de her 10 yetişkinden 3’ünde hipertansiyon görülmekte. İşin kötü yanı hipertansiyonu bulunanların yarısının bundan haberi yok. Başlangıçta kulak çınlaması ve baş ağrısı gibi semptomlar oluşsa da hipertansiyon silik belirtiler veren bir durum. Hipertansiyon kaynaklı hastalıkları engellemek için son yıllarda Sağlık Bakanlığı çeşitli projeler gerçekleştiriyor. Gerçi bu projelerin ne kadar hayata geçtiği malumunuz. Yıllar önce restoranlardaki tuzlukların kaldırılacağı açıklanmıştı ama tuzluklar hala yerli yerinde duruyor.

Türk Diyabet Vakfı ve Nefroloji Derneği öncülüğünde gerçekleşen yeni bir proje de ise adımlar daha ciddi. Proje kapsamında tuz içeriklerine göre gıdalara renkler verilecek. Yeşil az tuzlu, sarı biraz tuzlu, kırmızı renk ise o gıdanın çok tuzlu olduğunu ifade edecek.

Bu renk projesi tuzdaki tuzağın farkına varılmasına da imkan sağlayabilir. Zira halkın geniş kesimi tuzu sadece yemeklere döktüğümüz sofra tuzu olarak tükettiğimizi sanıyor. Oysa ki tuz hem gıdaların bünyelerinde var. Hazır gıdalarda ise hiper tuz var. Şöyle ki;

İşlenince 50 misli artıyor

İşlenmemiş 100 gram tavukta tuz oranı 60 mg iken işlenen tavukta bu oran, 600 miligrama çıkıyor. Yine 100 gram somon balığında 110 mg iken tütsülenmiş somon balığında bu oran 1200 mg ye yükseliyor. 100 gram buğday kepeğinde 28 miligram iken,  işlenince 1000 mg oluyor. Örneğin, ülkemizde ekmek (400-500 g/gün) yaygın olarak tüketilmektedir ve 100 g ekmek ortalama 1.5-2.0 g tuz içermektedir. Bezelyede hiç yokken konserve bezelye de 250 mg tuz oluşuyor, 100 gram patatesin içerdiği tuz 9 miligramken yaklaşık 30 kat artıp konserve patateste 250 miligram oluyor.

YÜZDE 75’İ İŞLENMİŞ GIDADAN

Birçok gelişmiş ülkede günlük alınan tuz miktarının %75’den fazlasının işlenmiş gıdalar (paketlenmiş ya da restoranda satılan) kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. Gıda endüstrisi için işlenmiş gıdaların tuz seviyesini azaltmak kolay bir işlem değildir çünkü ürünün kalite özellikleri ve tüketici tarafından kabul edilebilirliği üründeki tuz miktarı ile ilişkilidir.(1)

Yemedenonce.com ekibi

 

  • T

 

 

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir