İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

BROKOLİ İLAÇ OLABİLİR Mİ?

Brokolinin faydaları saymakla bitmiyor ve her gün fayda hanesine bir yenisi ekleniyor. Peki, brokoli gerçekten faydalı mı? Brokoli, kansere karşı koruyucu mu? Her gün brokoli tüketilmeli mi? Brokolinin zararı var mı?

Bu sorulara yanıtı, yazının devamında vereceğiz ama önce son bir gelişmeyi aktaralım. Yapılan araştırmaya göre, Brokoli ve Brüksel lahanasında bulunan “indol-3-karbinolün” maddesi, kanserin büyümesine neden WWP1 enzimini tedavi edici biçimde hedef alabiliyor..

Antioksidan deposu
Sebzeler zengin vitamin, mineral ve lif içerikleri ile sağlık açısından yararlıdır. Son yıllarda yoğun olarak sürdürülen araştırmalar sebze ve meyvelerde bulunan ikincil metabolizma ürünlerinin (sekonder metabolitler) çeşitli hastalıklara karşı koruduğunu bildirmektedir. Sekonder metabolitler, çoğunlukla bitkilerde savunma mekanizması olarak görev yapan, aynı zamanda bitkilere özgü renk, koku ve tat özelliklerini sağlayan bileşiklerdir.

Sekonder metobolitlerin büyük çoğunluğu antioksidan aktivite gösterir. Antioksidan bileşikler de zararlı moleküllerin hücrelere tutunarak, hücre içerisinde bulunan DNA molekülüne zarar vermesine engel olmaur. Bu nedenle antioksidan aktiviteye sahip bileşiklerin, hücre hasarını ve buna bağlı gelişebilecek çeşitli hastalıkları engellediği kabul edilir.

Kış sebzeleri
Antioksidan maddeler bakımından zengin kaynaklardan biri de sebzelerdir. Sebzeler, barındırdıkları; karotenoidler (α-karoten, β-karoten, likopen, lutein, zeaksantin), fenolik bileşikler (fenolik asitler, flavonoidler, tanenler, stilbenler, lignanlar), alkoloidler (nikotin, kafein, solanin gibi) ve kükürtlü bileşiklerle (glukozinolatlar, allisin gibi) bağışıklık sistemi enzimlerini harekete geçirerek koruma sağlarlar.

Kış sebzeleri arasında yer alan en değerli grup da lahana grubu sebzelerdir (Brassicaceae); beyaz ve kırmızı baş lahana, karnabahar, brokoli, Brüksel lahanası, turp, alabaş, tere, roka… Bu sebze türleri, vitamin içerikleri ve kükürtlü bileşikler sayesinde çeşitli hastalıklara karşı koruyucu sebzelerdir. Bazı lahana grubu sebzelerin (brokoli, lahana, karnabahar, Brüksel lahanası) antioksidan aktivitesini belirlemeye yönelik olarak yürütülen bir araştırmada en yüksek vitamin içeriğinin
yaprak lahanada bulunduğu, ardından brokoli ve Brüksel lahanasının izlediği, lahana ve karnabaharda ise
daha düşük düzeylerde olduğu bildirilmiştir (Kushad et al. 1999).

En çok brokolide
Araştırmalar, lahana grubu sebzelerin tüketiminin bağışıklık sistemini güçlendirerek başta kanser olmak
üzere çeşitli hastalıklara karşı koruduğunu bildirmektedir (Bosetti et al., 2012; Liu and Lv 2013; Mewis et al., 2016). Bu etki lahana grubu sebzelerin içerdiği kükürtlü bileşikler olan glukozinolat isimli sekonder metabolitlere dayandırılmaktadır. Glukozinolatlar, lahana grubu sebzelere özgü keskin ve acımsı tat ve aromayı sağlayan bileşiklerdir. Glukozinolatlar, bitkilerde kesme, doğrama gibi herhangi bir nedenle meydana gelen doku zedelenmesi sonucunda yine hücre içerisinde bulunan mirozinaz enzimi ile parçalanarak bioaktif bileşikler olan isothiocyanatlara, nitrillere veya indollere
dönüşmektedir. Çalışmalar, isothiocyanatların özellikle de en fazla brokolide bulunduğu bildirilen ve glucoraphanin isimli alifatik glukozinolatın parçalanması sonucunda açığa çıkan sulforofan maddesinin, insanlarda bağışıklık sistemi enzimlerini harekete geçirerek çeşitli hastalıklara karşı koruduğunu bildirmektedir (Juge et al., 2007; Liu and Lv, 2013; Liu et al., 2016).

Yeni araştırma
Yapılan çalışmalar lahana grubu sebzelerin tüketiminin böbrek, prostat, kolon, idrar kesesi, akciğer ve rektum kanseri riskini azalttığını göstermiş. ABD’deki Beth Israel Deaconess Tıp Merkezinde görevli bilim insanlarının çalışması da brokoli ve Brüksel lahanasının doğal içeriği indol-3-karbinolün WWP1’ye ket vurma potansiyeline sahip olduğunu ortaya koymuş.

Tümörün büyümesiyle ilgili
Araştırma ekibinden Pier Paolo Pandolfi, enzime ket vurabilecek doğal içeriğin brokoli ve diğer turpgillerde bulunduğunu ifade ederek, “Kanserin gelişimi açısından kritik bir patikaya giren yeni ve önemli bir oyuncu keşfettik. Bu patika, tümörün büyümesini kontrol eden bir düzenleyici olmanın yanı sıra tedavi seçenekleriyle hedef alabileceğimiz bir Aşil topuğu.” değerlendirmesini yapıyor.

Günde 3 kilo tüketmeli
Bir diğer araştırmacı Yu-Ru Lee ise indol-3-karbinolün bu potansiyel özelliğinden faydalanabilmek için günde neredeyse 3 kilogram çiğ Brüksel lahanası tüketmek gerektiğine işaret ederek, ekiplerinin, edindikleri bilgiyi geliştirmek için çalışmalarını sürdüreceğini söylüyor.
WWP1’nin, prostat ve meme dahil çok çeşitli kanser türünde genetik olarak güçlendiği ve aşırı ürediği belirtiliyor.Araştırmanın ayrıntıları Science dergisinde yayımlandı.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir