İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

OBEZİTEYE KARŞI KEFİR, SARIMSAK, YEŞİL ÇAY

Obezite cerrahisiyle obeziteden kurtulmayı düşünüyorsanız riskli bir yoldasınız. Google arama çubuğuna ‘obezite cerrahisi’ yazmadan önce bu yazıyı mutlaka okumalısınız!

Obezite beslenmeyle birebir ilişkilidir ve bilinçsiz gıda tüketimi kesinlikle obeziteye neden olur. Kendinizin ve çocuğunuzun obez olmaması için yapabilecekleriniz aslında basit. Obezseniz de bundan uzun süreli ve kararlı bir diyetle kurtulabilirsiniz.

Obezite bir metabolik sendromdur. Metabolik sendrom tüm dünyada giderek daha fazla insanı etkileyen; genetik faktörlere ve çevresel etkenlere bağlı olarak, insülin direnciyle başlayan abdominal obezite, glukoz intoleransı veya diyabet, dislipidemi, hipertansiyon ve koroner arter hastalığı gibi sistemik bozuklukların birbirine eklendiği bir durumdur.
Metabolik sendrom(MetS) ortalaması tüm dünyada önemli oranda artış göstermektedir. Amerika Birleşik Devletlerinin en yüksek MetS prevalansına sahip olduğu, her 3 kişiden birinde MetS riski olduğu ve 60 yaş üzeri yetişkinlerde ise bu oranın %50 olduğu bildirilmektedir. Türkiye’de de her 3 kişiden biri obez ya da aşırı kiloludur. Obezite artış oranı en yüksek Avrupa ülkesi de maalesef Türkiye’dir. Türkiye Endokrinoloji Metabolizma Derneği (TEMD) Obezite Dislipidemi Hipertansiyon Çalışma Grubu; Türkiye’deki metabolik sendrom sıklığının Uluslararası Diyabet Federasyonu( IDF) kriterlerine göre %44 oranında olduğunu ve bu sıklığın kadınlarda erkeklere göre 1.6 kat daha fazla olduğunu tespit etmiştir. Fiziksel aktivitenin olmadığı ya da çok az olduğu yaşam şekli ve bilinçsiz gıda tüketimi metabolik sendromu artırıyor. Özellikle de çocuklarda yaşanan artış çok ürkütücü.

Peki ne yapacağız. Çözüm, soframızda. Gıda tüketimimizi değiştirerek obezite tehdidinden uzaklaşmamız mümkün. Obezite cerrahisi birçok hastanın hayatına mal olmuşken, riskli çözümleri aramak yerine öncelikle gıdaya dair bilincimizi artırarak yiyip-içtiklerimiz sağlıklı kılmak zorundayız.

Çocuklarda beslenme kuralı
Mesela, Memorial Bahçelievler Hastanesi Obezite Tanı ve Tedavi Merkezi’nden Doç. Dr. Murat Çağ’ın önerilerine kulak verebiliriz başlangıç olarak;
“Çocukluk çağında beslenme obezitenin önlenmesi açısından çok önemlidir. 5 yaş ve sonrasında çocuklarda “543210 kuralı”nı uygulamak gerekir. Bu kural günde en az 5 tür sebze- meyve, en az 4 tür süt ile süt ürünü, en az 3 bardak su, en az 2 saat hareket, 1 saatten fazla televizyon izlememek, 0 şekerli ve gazlı içecek anlamına gelmektedir. Ancak bu kurala ebeveynler de uymalıdır. Bir anne baba normal kilosunda değilse, çocuğun da normal kilosunda olması beklenmemelidir.

Boğum boğum olmamalı

Bazı ailelerde ‘gürbüz çocuk sağlıklıdır’ algısı hakim olduğu için anneanne ve babaanneler, ek besine yeni geçen bebekleri gereğinden fazla beslemektedir. Eğer çocukların kolları ‘boğum boğum’sa, ‘karnı yastık’ gibiyse buna dikkat etmek gerekmektedir. Çünkü bu, ileride yaşanacak kalp krizine, Tip 2 diyabete ve kansere zemin hazırlayabilmektedir.”

Hareket et, bunları tüket
Obeziteyle boğuşuyor veya obeziteye doğru yol alıyorsanız mutlaka öncelikle fiziksel aktiviteyi hayatınıza eklemeniz gerekiyor. Güncel klinik çalışmalar, haftalık fiziksel aktivitede 100-150 dakikaya varan ve vücut ağırlığında yalnızca %5-7’lik bir azalma sağlayan yaklaşımların bile metabolik sendromu engellemeye yettiğini; lipit bozuklukları, glukoz intoleransı ve hipertansiyon üzerinde olumlu bir etki oluşturduğunu ve Tip 2 DM başlangıcını üç yıllık bir dönemde bile %58 azalttığını ortaya koymaktadır [1].

Sebze, kefir,üzüm çekirdeği
İkinci adım da, diyetinizi lif açısından zengin Akdeniz diyetine dönüştürmek olmalı. Diyetle alınan lifler, karbonhidratların sindirilmesini ve emilmesini yavaşlatarak kan şekerinin ani yükselişlerini de önlüyor. Böylelikle insülin direnci de olumlu etkilenmekte. Özellikle sarımsak, sarımsak yağı hipergliseminin düşürülmesinde oldukça etkili. Yulaf kepeği de (Avena sativa), βglukan içeriğinden dolayı kolesterol seviyesini düşürmekte. Düşük glisemik indeksine sahip yiyeceklere ek olarak kalsiyum alımının da beden kitle endeksini olumlu yönde etkilediği görülmüş. Yine yoğurt, kefir, üzüm çekirdeğ, kateşin, saponin ve isoflavonlar içeren yeşil çay ve diğer bitki ekstraktlarının yağ birikimini önleyerek obeziteye olumlu etkisi olduğu tespit edilmiş.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir