İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

BEYAZ GERÇEKLER

İŞTE SÜTLE İLGİLİ GERÇEKLER

‘Sütteki kazein kanser riskini artırır’, ‘Süt kazein nedeniyle alerjiktir’, ‘Sütte kalsiyum yoktur’, ‘Süt insan için gerekli değildir’, ‘Çocuklara süt içirmeyin’… Bu ve benzeri ifadeler son dönemde çok sık gündeme gelir oldu. Süte dair endişelerini dile getiren doktorların sayısı her geçen gün artıyor. Süt gerçekten yararsız mı? Kazein çocuklar için zararlı mı? Bu soruların yanıtı için gelin önce süte göz atalım..

En çok kazein proteini var
Sütün yüzde 87,5’i sudur. Kalan 12,5’i de yağ, laktoz, mineral ve proteindir. Sütteki protenin oranı ise yüzde 3,5’dur. Yani 100 mililitrelik bir süt içiyorsanız, vücudunuza 3,5 ml protein alıyorsunuz.
Süt proteininde de başı yüzde 80 ile kazein çeker. Süt kurumaddesinin yüzde 25’i de proteinden oluşur.

Kaliteli protein
Sütte kolaylıkla sindirilebilen, biyolojik değeri yüksek ve kaliteli süt proteinleri yer alır.
Süt ürünleri yüksek kaliteli proteinler içerir. Süt proteinleri organizmanın gelişmesi, büyümesi ve kendi kendini yenilemesi için gerekli en önemli yapıtaşıdır. Yaşam için gerekli organik bileşiklerdir. Yapısında mutlaka dışarıdan alınması zorunlu elzem aminoasitleri içerir.

Kalsiyum emilimini artırır
Kazin dışındaki serum proteinleri( Peyniraltı suyu proteinleri) sütteki protein içeriğinin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturur. Süt aynı zamanda, kalsiyum,fosfor, magnezyum ve potasyum gibi mineralleri de içerir. Sütte bulunan kalsiyum vücut tarafından kolayca absorbe edilir; D vitamini, kalsiyumun emilimini ve kullanılmasını kolaylaştırır. Ayrıca peyniraltı suyu proteini olan αlaktoalbuminin kalsiyum bağlama özelliği vardır ve bu da kalsiyum emilimini artıran diğer bir faktördür. Süt ayrıca
önemli bir riboflavin (B2 vitamini) kaynağıdır. Riboflavin cilt ve göz sağlığının iyileştirilmesine yardımcı olur.

Alerjen etki
Ancak süt bazı bünyeler için alerjendir. İnek Sütü Protein Alerjisi (İSPA) erken çocuklukta en sık
görülen besin alerjisidir. Süt çocuklarının yüzde 2-3’ünde görülür. Alerji genellikle inek sütünün proteinlerine karşı gelişir. İnek sütündeki başlıca protein de kazeindir. Kalan kısım ise serum proteinlerden oluşur. Çocuklarda genellikle birden fazla proteine karşı duyarlılık gelişir ancak en sık kazein ile serum proteinlerden β-laktoglobulin ve α-laktalbuminin neden olduğu alerjiler ortaya çıkar. β-laktoglobulin insan sütünde bulunmaz. Geçmişyıllarda insan sütünde bulunmaması nedeni ile bir whey proteini olan b-laktoglobulinin en önemli alerjen olduğu kabul edilirdi, ancak günümüzde hastaların
çoğunluğunun a-kazeine hassas olduğu bilinmektedir. Süt alerjenleri kaynatma, pastörizasyon ve evoporasyon işlemlerinden sonra da biyolojik aktivitelerini korur.

Vücudumuza giren ilk alerjen
Süt çocuklarının beslenmesine giren ilk yabancı protein inek sütüdür. Dolayısıyla genel olarak immünolojik tolerans mekanizmaları bebek ve küçük çocuklar arasında en sık rastlanan besin alerjisi olma özelliği taşır.

Günler sonra reaksiyon
Küçük süt çocuklarında besinlere karşı ileri derecede hassasiyetin nedeni, alınan protein miktarının fazlalığına, bağırsaktaki salgısal IgA düzeyinin düşük olmasına ve bağırsak ilişki lenfoid dokunun olgunlaşmasının tamamlanmamasına bağlıdır. Oral tolerans gelişiminde ortaya çıkan bir yetersizlik, besine özgü IgE antikorlarının aşırı üretimi ile sonuçlanır. Alerji IgE ve hücre aracılığı ile
olmaktadır. IgE aracılı reaksiyonlarda besine özgü IgE antikorlarının aşırı üretimi söz konusudur.
IgE aracılı olmayan reaksiyonlar ise kesin olarak açıklanmış değildir. Süt alınmasından günler sonrasına kadar olan sürede yakınmalar ortaya çıkabilir. Hücresel aşırı duyarlılık ile gelişen besin reaksiyonlarının çoğunluğu özellikle bebek ve çocuklarda ortaya çıkan gastrointestinal sistemle ilgili aşırı duyarlılık reaksiyonlarıdır. Bulantı, şişkinlik, intestinal rahatsızlıklar ve ishal gibi bulgular laktoz intoleransının birçok yakınmasına benzer ve bazen yanlış tanı konulmasına neden olabilir.

Ne yapmalı?
Peki süt alerjisi oluşursa ne yapmalı? Nasıl bir önlem alınmalı? Öncelikle uzman doktorun süt alerjisine ilişkin teşhisinin ardından ilk yapılacak olan şey, inek sütü proteinlerinin bebeğin ya da çocuğun diyetinden çıkarılmasıdır. Çocuğa inek sütü ve inek sütü bazlı mamaların dışında mamalar,(soya, pirinç vb) ve besinler verilmelidir. Ayrıca anne ve babalar kazein, whey, laktalbumin, laktoglobulin gibi inek sütü ile ilgili terimler hakkında bilgilendirilmeli, gıda paketlerinin üzerindeki etiketleri dikkatlice okumalıdır. Çapraz reaksiyona neden olabilecek besinler (keçi ve koyun sütü) konusunda da ailelerin uyarılması önemlidir.

Süt yerine yoğurt

Sütün alerjik etkisi ve yararına ilişkin tartışmalar doktorlar arasında da sürmekte. Mesela geçtiğimiz günlerde medyada yer alan bir haberde Gastroenteroloji uzmanı Dr. Atilla Bektaş şu ifadeleri kullanmış; “Gelişim çağında çocuklarda süt tüketimi önemlidir. Ancak özellikle yetişkinlerde, süt ürünleri içinde yoğurt diğerlerine göre daha çok tercih edilmeli. İnek sütündeki proteinin yaklaşık yüzde 80 kazein, yüzde 20’si ise serum proteinidir. Anne sütünde bu oran tersidir. Kazein, serum proteinleri gibi kaliteli bir protein olmadığı gibi sindirimi zor ve bazı kişilerde gıda duyarlılığına neden oluyor. Süt yerine yoğurt tercih etmekte fayda var. Çünkü yoğurt içindeki bakteriler tarafından kazein pıhtılaştırılarak sindirimi ve hazmı daha kolay olan ‘kalsiyum kazeinat’ oluşur. Ancak süt şekerinde bulunan galaktoz, gelişme çağındaki çocuklarda, beyin dokusunun gelişimine önemli katkı sağlar. Süt ve süt ürünleri, demir ve C vitamini dışında hemen hemen tüm makrobesin ve mikrobesinleri kapsayan ve Akdeniz diyetinin önemli bir bileşenidir. Bu açıdan süt ve süt ürünleri tüketimi beslenmede her zaman önem taşır.”

3 yaşından sonra gerek yok

İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Erk inek sütünün protein miktarının insan sütünden dört kat fazla olduğunu belirterek, “Sütün içinde bulunan kazein proteini sindirim sisteminde enzimlerle parçalanır ve kazomorfin bileşikleri ortaya çıkar. Kazomorfin bileşikleri beyin bariyerini aşarak beyindeki hücrelerde bulunan morfin reseptörlerine bağlanır. Bu etkiyle kişi kendini mutlu hisseder ve bağımlılık ortaya çıkar. Kazeinin buğdayda bulunan gluten proteinine yapısal olarak benzediği ve çölyak hastalarının bir kısmının süte de duyarlı olduğunu biliyoruz. Tüm bu nedenlerle 2, 3 yaşında sonra süt içmeye gerek yok” diyor.

“3 çocuktan biri hazmedemiyor”
Vegan doktorlardan İç hastalıkları uzmanı Dr. Murat Kınıkoğlu da, inek sütünün insanların yarısından fazlasında karın ağrısı, şişkinlik veya ishale neden olduğu görüşünde: “Ülkemizde yaklaşık üç çocuktan biri sütü hazmedemiyor. Sütte kalsiyum olduğu doğru ancak yazıldığı gibi kemiklere iyi gelmiyor. Günde bir bardaktan az süt içenlerle güne üç bardaktan fazla süt içenler kıyaslandığında çok süt içenlerde kalça kırığının yüzde 60 daha fazla olduğu görüldü. Fazla hayvansal süt tüketimi kadınlarda kalp krizinden ölme riskini yüzde 15, kanserden ölme riskini yüzde 7 artırır. Günde üç bardaktan fazla süt içenlerin bir bardaktan az içenlere göre kanserden ölme riski yüzde 93 daha fazla”

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir