İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

RİVİERA ZEYTİNYAĞINA DİKKAT!

Zeytinyağında sahteciliğin ne kadar yaygın olduğuna Tarım Bakanlığı’nın yayınladığı tağşiş listesiyle bir kez daha tanıklık ettik. En yaygın yöntem naturek zeytinyağına daha ucuz başka yağların katılması. Tabii bu o yağdaki kanserojen maddelerin artmasına de neden oluyor. Özellikle riviera tipi zeytinyağlarında iki kanseroken; glisedil esteri ve 3-MCPD’nin yüksek oranda bulunduğu belirtiliyor.

Yemedenonce.com’un okurları 2 gıda bulaşanı Glisedil esteri ve 3-MCPD’ye aşina. Kanserojen etki yapan bu iki bulaşan; özellikle endüstriyel gıda müdavimleri için ciddi bir tehdit unsuru. Bu nedenle Avrupa tüm kıtada bu 2 bulaşana ciddi kısıtlamalar getirdi.

Limit yok
Türkiye’de ise kısıtlama olmadığını daha önce yazmıştık. Bugün konunun çok daha başka boyutuna değineceğiz.
Sağlıklı diye bol bol tükettiğimiz hatta bazılarımızın içtiği zeytinyağları da glisedil esteri bakımından ciddi bir tehlike arz edebilir. Duyumlarımıza göre özellikle işlenerek riviera tipine dönüştürülen tüm zeytinyağlarında glisedil esterleri AB’nin limitlerini aşıyor. Bazı örneklerde 2-3 kat aşım söz konusu. Hatta bu durum zeytinyağı sektörünün canını sıkmış durumda. Bunda özellikle Suriye’den getirilen tonlarca zeytinin etkisinin olduğu da sektörün konuştuğu konular arasında. Bu zeytinlerin yurtiçine neden sokulduğu ise meçhul. Tüketicinin tek çaresi naturel zeytinyağına yönelmek. Tabii onu da hem bulmak zor hem de ateş pahası.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir