İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

SOKAK SÜTÜ ALIRKEN SERTİFİKAYA BAK!

Çiğ süt yada diğer adıyla sokak sütü satışları arttı. Artık endüstriyel süt ve yoğurt daha az tercih ediliyor. Tüketicilerin en merak ettiği konular ise; çiğ süt /sokak sütü hileleri, sokak sütünün kaç dakika kaynatılması gerektiği, sokak sütü kaynaklı hastalıkların neler olduğu ve sokak sütünün pastörize olup olmadığı…

Kaliteli ve güvenli süt için birçok parametre önemli. Soframıza gelen sütün bileşiminde; hayvanın türü, ırkı, yaşı, yemlenmesi, sağım zamanı, şekli, hastalığının olup olmaması, sağımdan sonra sütün bekletilmesi, soğutulması, süzülmesi, ısıtılması gibi birçok faktörler etkili. Bu faktörlerden herhangi birinin kötü yönetilmesi sütün güvenilirliği ve kalitesini de etkiliyor. Maalesef ülkemizde son yıllarda mera beslemesi terk edildiği ve süt hayvanları kapalı ahırlarda hazır yemlerle beslendiği için sütün doğallığında ciddi bir kayıp söz konusu. Bu kayıp, endüstriye giden sütte de var, açıkta çiğ süt ya da sokak sütü olarak satılan sütte de. Bu açıdan tüketicilerin dikkat etmesi gereken ilk husus, sütü alınan hayvanın nasıl beslendiği. Çünkü, köy ortamında yılın büyük bir bölümü meralarda otlayan hayvanların sütü, diğer hayvanlara oranla çok daha doğal ve kaliteli bileşenler barındırır.

HASTALIKTAN ARİ SERTİFİKASI
Bir diğer önemli nokta. Sütün sağıldığı hayvan veya ortamda hastalık bulunup bulunmadığı.. Süt sağıldıktan hemen sonra bakteri üreten ve bozulmaya uğrayan bir gıda ürünü. Çünkü sütte kısa sürede hastalık yapıcı somatik hücreler oluşuyor. Başta Brucella, listeria, tüberküloz olmak üzere insana geçebilen birçok hastalık tehdidi ortaya çıkıyor. Buna yönelik çiğ süt satışı için alınan önlem ise ‘Hastalıktan Ari İşletme Sertifikası’.. Bu sertifika 2017 yılında yapılan düzenlemeyle yürürlüğü girdi. Hastalıktan Ari Sertifikasıyla süt satan çiftlik veya mandıraların, sağlığı tescillenmiş ve yağ ve protein oranları açısından lezzeti onaylanmış bir ürünü tüketiciye ulaştırdığını ortaya koyuyor.

KAN TESTİ
Bu sertifika, için kan ve deri testleri yapılıyor. Brucella kontrolü için kan testi, tüberküloz için de deri testi yapılıyor. Diğer taraftan sertifika için hayvanların refahı, ahırların düzeni, çalışanların ve çiftliğin genel temizliğine de bakılıyor. Aşılamalar, hasta hayvanlara yapılan tedaviler ve o tedavi sırasında dökülen sütlerin mutlaka kayıt altında olması gerekiyor. Sertifikayı sadece Tarım Bakanlığı veriyor. Ve bu sertifikaya sahip kuruluştan aldığınız süt, artık kayıt altında bir ürün oluyor. O sütün içinde antibiyotik kalıntısının olup olmadığı, herhangi bir aflatoksin kalıntısının olup olmadığı, hastalık yapıcı bakteri bulunup bulunmadığı düzenli ve rutin analizlerle ölçülüyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir